Finansal Piyasa Ve Finansal Sistem

Bireylerin gelirleri ve harcamaları zaman içinde değişmekte; bazı dönemlerde harcamaları gelirlerinden fazla, bazı dönemlerde ise gelirleri harcamalarından fazla olmaktadır. Dolayısıyla bireylerin gelirleri ile harcamaları çoğu zaman dengede değildir. Gelirlerden daha az harcama durumunda fon arzı, gelirlerden daha fazla harcama durumunda ise fon talebi ortaya çıkacaktır.

İşletmeler günlük faaliyetlerini sürdürürlerken, nakit girişleri ile nakit çıkışlarını çoğu zaman uyumlu hale getiremezler. Diğer bir ifade ile nakit ihtiyaçlarının olduğu zamanların nakit girişlerinin olduğu zamanlara denk gelmesi çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Eğer bu uyum gerçekleştirilebilseydi, dışarıdan fon sağlama ihtiyacı fazla olmayacaktı. Burada zaman uyumunun yanında miktar uyumunun da olması gerekir. Hem zaman, hem de miktar uyumunun örtüşmesi ise neredeyse olanaksızdır. Dolayısıyla işletmeler kimi zaman nakit açığı, kimi zaman da nakit fazlalığı ile karşı karşıya kalırlar.

İşletmeler, günlük faaliyetlerini sürdürmenin yanında büyümek, rekabet üstünlüğü sağlamak, yeni yatırımlar yapmak durumundadırlar. İşletmelerin bu tür yatırımları için sermayeye ihtiyaçları olur. İşletmeler sermaye ihtiyaçlarını içsel kaynakları yanında dışsal kaynaklarla da sağlayabilirler. Fon talebinin düzeyi, ekonominin içinde bulunduğu duruma da bağlıdır. İşletmelerin fon ihtiyacı, ekonominin yavaşladığı dönemlerde azalırken, ekonominin canlandığı dönemlerde artar. Genelde işletmeler devamlı büyüme veya yeni girişimlerde bulunma isteğinde olduğundan fon açığı veren, diğer bir ifade ile fon talep eden kuruluşlardır.

Devletlerin de yatırım yapabilmeleri ve cari harcamalarını karşılayabilmeleri için paraya ihtiyaçları vardır. Çoğu zaman devletlerin gelirleri, harcamalarını karşılayamadığından bütçeleri açık verir. Bireyler ve işletmeler gibi devletlerin de gelirleri ve harcamaları arasında denge kurmaları zordur. Bu bağlamda devletlerin de fon arz ve talep eden birimler olarak finansal sistemde yer aldığı görülmektedir.

Önceleri fonları arz ve talep eden birimler olarak, bireyler (hanehalkı), işletmeler ve devletler var iken; artık günümüzde liberalleşme faaliyetlerine paralel olarak bu birimlere yabancılar veya daha yeni ve doğru bir kavram kullanılırsa “yurtdışı yerleşikler” de ilave olmuştur. Günümüz ekonomilerinde o ülkenin kişi ve kurumlarının yanında, diğer ülkelerin kişi ve kurumları da gittikçe artan bir biçimde finansal piyasalarda yer almaktadır. Yabancılar doğrudan yatırımlar veya portföy yatırımları ile ülkelere fon girişine yol açarken, benzer şekilde yerliler de yabancı ülkelere fon transferi gerçekleştirmektedirler.

Yukarıda belirtilen birimlerin ihtiyaçlarını giderilebilmeleri için fon arz ve talebinin karşılaşması gerekir. Finansal piyasalar fon açığı veren birimlerle fon fazlası veren birimlerin karşılaşmasını sağlar. Piyasa ekonomisinin olduğu ülkelerde finansal piyasalar ekonominin vazgeçilmez unsurudur. Finansal piyasalar olmasaydı, yatırım yapacakların sermaye ihtiyaçları karşılanamayacak, tasarruf sahipleri de fonlarını değerlendirme olanağı bulamayacaktı. Dolayısıyla finansal piyasalar daha büyük yatırımların ve üretimin gerçekleştirilmesine olanak vererek toplumun refah düzeyini artırmada önemli fonksiyonlar üstlenmektedir.

Finansal piyasaların temel fonksiyonu, fon arz ve talebini buluşturmasıdır. Ancak bir ekonomide fonların, fon arz edenlerden fon talep edenlere aktarılmasında etkin işleyen bir sisteme ihtiyaç vardır. Finansal sistemin etkinliği arttıkça fon arz ve talebinin karşılaşması da o ölçüde artacak, bu bağlamda ekonomik gelişim de hızlanacaktır. Finansal piyasalar sadece fon arz edenlerle fon talep edenlerden oluşmamaktadır. Finansal sistem denildiğinde, fon kullananlar ile fon arz edenlerin yanı sıra fon akımlarını düzenleyen kurumlar, fon akımını sağlayan finansal araç ve gereçler ile piyasaların adil ve şeffaf bir biçimde işlemesini düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan bir yapı anlaşılmalıdır. Görüldüğü gibi finansal sistem, finansal piyasalardan daha geniş bir kavramı ifade etmektedir.

Finansal sistemi oluşturan unsurlar;

• Tasarruf sahipleri (Fon arz edenler),

• Yatırımcılar (Fon talep edenler),

• Yatırım ve finansman araçları,

• Yardımcı kuruluşlar,

• Hukuki ve idari düzenlemeler şeklinde sayılabilir.

 

Kaynak: AÖF(2012). Bankacılığa ve Sigortacılığa Giriş, s. 3-4

http://egitimstar.com/